"Ben gördüğüme inanırım" diyenlere ve öyle diyenlerle karşılaşanlara...
İnsan bir bütündür. Bir makinanın küçük bir parçası noksan olduğunda veya ters takıldığında makina çalışmaz ve istenen yere götürülmezse; nasıl olur da insan, bütün ona verilmiş cihazları bir tarafa bırakıp sadece gerçekleri gözleriyle görmeye ve hakikatlara ulaşmaya kalkar. Aklı, çarpık felsefelerle alûde, kalbi sevgi ve muhabbetten yoksun, kalb gözü olmayanlar doğruyu nasıl bulabililer ki!..
Bilindiği gibi insanın gözünün kabiliyeti çok sınırlıdır. 400 ila 800 nanometre dalgaboyu arası ışıklı alanda, belli uzaklıkda ve muayyen açıdan bakışla, ancak kendi gibi maddi cisimleri görebilir. Gördüğünü iddia ettiği şeylerin de ancak pek azını bilebilir. Nerde kaldı, mananın, ruhun ve fizik - ötesi varlığın uçsuz bucaksız derinlikleri ve sırları?..
Gökyüzünün sırlarla dolu görüntüleri, yüzyıllardan beri bilinmekte ve bir ölçüde de seyredilmektedir. Ne var ki, insanlık mekânı fethe başlayalıdan beri hadiseler oldukça değişik bir mecraya girdi. Biz de şimdi, yıllardan beri insanımızı meşgul eden ve kimine göre "algı yanılması", kimine göre "hava yansıması" ve bazıları için de "gökyüzünden gelen misafirler" olarak değerlendirilen "UFO"lardan bahsedeceğiz. Bir türlü gerçek yüzlerini göstermeyen ve tam teşhis edemediğimiz UFO'lar nedir ve bunları idare edenler kimlerdir?
Japon Hava Kuvvetleri binbaşısı Shiro Kabuta, arkadaşı Toshio Nakamura ile yaptığı F-4 uçuş gezisinde, karşılaştığı portakal renkli o diski hiç unutamıyor. Bu esrarlı varlık kaçarcasına uzaklaştıkça, saatlerce peşinden takip etmişlerdi. Sonunda merak, Nakamura'nın hayatının sonu ile noktalanmıştı. Zira, çok gizli sırları sakladığına inandığı o cisimle kaç defa çarpışmışlar, sonunda da F-4 fantomu infilak etmişti. Kobuta, bir meş'ale gibi yanarak yere düşen arkadaşını kurtaramamıştı. Zavallı Nakamura'nın hem paraşütü çalışmamış, hem de çarpışmayla birlikte alevler içinde kalmıştı. Buna rağmen, tek tesellisi bilinmeyenler atmosferini biraz aralamış olması ve o cisimlerin şuurlu hareket etmelerini az dahi olsa anlamış olması idi.
Yarım asra yakın, dünya basınının en mühim haberleri arasında yer alan ve çoğu başlıkların Dış Dünyalardan Gelen Ziyaretçiler" şeklinde olduğu yazılarla mes'ele iyice karıştırılmış ve gittikçe muammalaştırılmıştı. Gariptir ki, UFO'ları gördüğünü iddia edenler arasında Amerika eski başkanlarından J.Carter da bulunuyordu.
Şunu hemen belirtmekte fayda var sanırım. Onları gördüğünü iddia edenlerin ekserisinin, aşırı meşgul ve düşünceli bir yapıya sahip kimselerden ibaret olmalarıydı. Bu bakımdan, gökte garip cisimler görmenin bir yanılma olabileceği; korkak tipli bir çocuğun daima hayalet görmesi gibi, psikolojik bir hal olabileceği fikri ağırlık kazanıyordu. Acaba çokları için atmosferik hadiselerin renkli tabloları gibi yorumlanan UFO'lar, gerçekten sadece vehimden mi ibarettir.
![]() |
|
Sıcak hava tabakaları ışığı yansıtır. Yerden bakanlar, ışınları Güneşten, Aydan veya bir uçaktan geldiğini fark edemezler. Beyaz diskler oluşur. İşte UFOlar |